Skip Navigation Links.
 
F-Dubrovnik

 

Nüfusu yaklaşık 50 bin kişi olan Dubrovnik ortaçağdan kalma tarihi eserleriyle ünlüdür. Kent Osmanlı döneminde Ragusa olarak anılmakta idi. Hırvatistan`ın 1991`de Yugoslavya`dan ayrılışı sırasında çıkan iç savaşta, Sırp saldırıları nedeniyle şehirdeki tarihi eserler önemli ölçüde zarar görmüş olup UNESCO`nun başlattığı yenileme çalışmalarıyla 2005`te şehir büyük ölçüde eski görünümüne geri dönmüştür. Akdeniz`deki tüm ticaret limanları gibi Dubrovnik de 7. yy`dan itibaren Araplardan Bizanslılara, Venediklilerden Osmanlılara kadar birçok gücün egemenliği altına girmiştir. Napolyon bile1806`da şehri kuşatmıştır. Kentte her köşe başında görülen armalı slogana bu bağlamda şaşırmamak gerekmektedir: "Non bene pro toto libertas venditur auro - Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilmez!"
 
 
Şehir küçük olduğu için yorulmadan, yürüyerek gezebilirsiniz. Kentin mermer döşenmiş meydanları, dik kaldırım taşlı sokakları, uzun evleri, manastırları, sarayları, kiliseleri, çeşmeleri, müzeleri aynı renk de taşlar ile kaplanmıştır. Hala bozulmadan duran kent duvarları ilk olarak 13’üncü yüzyılın sonunda  inşa edilmiştir . İlk duvarlar yapılırken taş ve ahşap beraber kullanılmıştır. Duvarlar 1296 yangınında ciddi hasar görmüştür.
 
1453 yılında İstanbul’un Osmanlı egemenliğine girmesi ve beraberinde Venediklilerin de güçlenmesi sonucunda Dubrovnik için tehlike çanları çalmaya başlamış ve duvarların daha da güçlendirilmesi planlanmıştır. Bugünkü duvarlara şeklini veren büyük çalışma Floransalı mimar Michelozzo di Bartolomeo tarafından 1461 yılında gerçekleştirilmiştir. O dönemde dört ana burcun yapımı tamamlanmış ve Bartolomeo, Floransa`ya dönerken diğer burçların planlarını şehir yöneticilerine bırakmıştır. 16 ıncı yüzyıla kadar tamamlanan duvarlar, günümüze kadar gelen 12 burç ile Dubrovnik’in Akdeniz`in en korunaklı şehri olma unvanını almasının başlıca nedenidir. Kimilerine göre 25 metre yükseklikle bu duvarlar dünyanın en iyi inşa edilmiş şehir duvarlarıdır.
 
Ploce Kapısı`ndan girip, yüksek duvarlarla çevrili dar yoldan şehrin içine doğru ilerleyerek adeta tarihte bir yolculuk yapmak; şehrin bir ucundan diğer ucuna giden ve kenttekilerin buluşma noktası olan Stradun`u kesen sokaklara girerek ilginç mekánlar keşfetmek; Aslan Yürekli Richard`ın bir seferi sonrasında Dubrovnik açıklarında deniz kazası geçirip kurtulmasının ardından şehre bağışladığı altınlarla bir İtalyan mimar tarafından yapılan ve kentin sembolü olan Dubrovnik Katedrali’ni gezmek ; 16`ncı yüzyılda inşa edilmiş ve Latince, İtalyanca, Hırvatça ve Osmanlıca anlaşma metinlerinin de sergilendiği Sponza Pallace`ı da görmek Dubrovnik’te mutlaka yapılması gerekenler arasındadır.
 
Dubrovnik halkı denizden ne çıkarsa yemektedir. Restoranlarda Boşnak yemeklerine de rastlanmaktadır.
  • Sebzeli balık çorbası yemeklerden önce iştah açıcı olarak sunulmaktadır.
  • Böreğe "Burek" denilmektedir ve kapalı börekler, et ve peynirle fırında pişirilmektedir.
  • Yemeklerle beraber ekmek ve zeytinyağı sofranın demirbaşları arasında yer almaktadır.
  • Boşnakların ünlü tütsülenmiş kuru eti Suhomeso`yu mutlaka tadın.
  • Koracula şarabı ile marine edilmiş Dalmaçya bifteği "pasticada"yı deneyebilirsiniz.
  • Cevapi-soğan ve süzme peynirle servis edilen kuzu veya domuz kıymasından köfteyi tadabilirsiniz.
  • Patlıcan, acı biber ve sarımsakla yapılan ajvar en bilinen yemeklerinden biridir. 
  • Hırvat içkisi "Rakija," adı bizim rakımıza benzese de tamamen farklı bir içki olup üretiminde anason kullanılmamaktadır. 
 
Bilmek Istedikleriniz
  A-Genel Koşullar
  B-İklimu
  C-Ülke Gerçekleri-Hırvatistan
  D-Ülke Gerçekleri-Bosna Hersek
  E-Ülke Gerçekleri-Karadağ
  F-Dubrovnik
  G-Hvar Adası
  H-Kotor
  I-Mostar
  J-Split
  K-Trogir

 

Fantastic, Scenic, Luxury Holidays
Zeytinoglu Cad. Arzu-1 Apart No.2/31 34330 Akatlar-Istanbul/TURKEY   TURSAB A 3375